Dijitalleşme için perakende sektöründeki asıl yarış

Yayınlanan 05/04/2021 by VMware Türkiye

Jarek Matschey, Perakende Direktörü, VMware EMEA

Salgından önce bile perakende sektörü geniş kapsamlı ve uzun vadeli bir değişim halindeydi. Dijital dünyanın zaten bir parçası olan ve çevik girişimcilik şirketlerinden yekpare, geleneksel ve köklü firmalara kadar uzanan perakendeci yelpazesinin tamamı, yıllar boyu farklılaşan alışveriş alışkanlıklarına, tüketici beklentilerine, çok kanallı büyümeye ve diğer birçok teknolojik ile sosyoekonomik değişime maruz kalmıştı.

Dijitali gündemin üst sıralarına taşıyan bu değişim, beraberinde bazı büyük şirketleri de zor durumda bırakıyordu. Birleşik Krallık’ta Woolworths, HMV, Toys “R” Us ve şu sıralar Fransa’da meşhur olan lüks tüketim markası Printemps, Almanya’da ise Galeria Karstadt Kaufhof zinciri birden fazla şubesini kapatmanın eşiğine gelmiştir. COVID ve dijitalleşme için perakende sektöründe verilen yarış, bir gecede maratondan kısa mesafeli koşuya evrildi.

Başarısızlığa tahammül yok

Geçtiğimiz 12 ayda, dijitalde iyi performans gösteren perakendeciler ile bunu başaramayanlar arasındaki uçurum genişledi. NatWest Retail and Leisure Outlook Report 2021‘e göre, Birleşik Krallık’ta perakende sektöründeki çevrimiçi satışlar, kısıtlama ve sokağa çıkma yasaklarının tüketicilerin çevrimiçi harcama alışkanlıklarını değiştirmesiyle 2020’de sadece 12 ayda 5 yıllık bir büyüme elde etti. Statista, Avrupa’nın e-ticaret pazarındaki gelirin 2021’de 465 milyon ABD dolarına ulaşacağını tahmin ediyor. Bu tutarın 103,9 milyon ABD doları Birleşik Krallık’ta, 95 milyon ABD doları Almanya’da ve 58,9 milyon ABD doları Fransa’da bulunuyor.

Ancak salgında hayatta kalmak yalnızca başlangıç. Müşterilerin zaman çizelgeleriyle uyumlu hızlı teslimat, kişiselleştirme, kurye mekanizmaları ve satın alma sonrası etkileşimde yaşanan büyük ilerlemeler ile ilgili trendlerin hepsi hayatımızda yer edindi.

Bu trendler, 6000 Avrupalı tüketicinin* yer aldığı araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgularla destekleniyor. Söz konusu çalışma, salgın sonrası dünyada başarısızlığa neredeyse hiç tahammül edilmeyen, perakendecilerle daha etkileşimli dijital iletişimlere duyulan yüksek düzeyde ilgiyi ortaya çıkardı. İşletme ve tüketiciler arasındaki ilişki sonsuza dek değişti. Kuruluşlar dijital kimliklerini keşfetmeye çalışırken, tüketicilerin giderek artan beklentileri çevrimiçi deneyimleri mercek altına alıyor.

Dijital konulara öncelik vererek düşünün

Birleşik Krallık’taki köklü Topshop şirketinin devredilmesi, yeterince yenilik yapmamış şirketlerin yüz yüze kaldığı acı verici gerçeğe bir örnektir. Topshop, Birleşik Krallık’taki geleneksel köklü markaları satın alan Boohoo Group gibi çevrimiçi olarak faaliyet gösteren diğer kuruluşların izinden giden, %100 çevrimiçi bir moda ve kozmetik perakendecisi ASOS tarafından satın alındı.

Debenhams’ın çöküşü, özellikle dijitale geçiş hızı göz önünde bulundurulduğunda hazin hale geliyor. Birleşik Krallık’ta web sitesi trafiğinde ilk 10’da yer almasına rağmen zor durumda kalması, yeterince yenilik yapmayan ve dijital hususları işlerinin merkezine yerleştirmeyen kuruluşların bir anda savunmasız kalabileceğini gösterdi. Bu durum, tüketicilerin gönlünde ve aklında yer etmek için sadece dijital hususlardan konuşmak yerine dijital konulara öncelik vererek düşünmeniz gerektiğini öğreten acı bir dersti. Araştırmamız, son derece rekabetçi olan salgın sonrası pazarda, elde ettikleri dijital deneyimler beklentilerini karşılamadığında tüketicilerin yarısının (%48) rakip kuruluşa geçeceğini, ancak tüketicilerin yalnızca %10’unun mağaza içi deneyimler ile perakendeciler arasında süregelen sanal etkileşimlere ilgi duyduğunu ortaya koydu. Peki sokağa çıkma yasakları kalkarken perakendeciler ne yapmalı?

İnovasyonun sınırı

Araştırmamız, bir perakendeciyle etkileşim kurmayı tercih ederken tüketicilerin bazı temel hijyen faktörlerine önem verdiğini ortaya çıkardı. Bunlar, yüksek düzeyde güvenlik ve tüketici verilerinin korunmasıdır (%66). Genel Veri Koruma Yönetmeliği etrafında şekillenen ve sahtekarlık farkındalığının arttığı günümüzde bu şaşırtıcı değil. Ardından gelen faktörler ise tüm aygıtlarda kullanım kolaylığı (%44) ve basit, etkili uygulamalar (%41) oldu. Yani tüketiciler kolaylık ve etkiyi bir arada istiyor. Araştırmada ayrıca, bir sorunun sohbet robotu veya şirket personeli aracılığıyla hemen çözülememesi durumunda tüketicilerin %57’sinin perakendecilerin web sitesini anında terk edeceği tespit edildi. Burada verilen mesaj net: Dijital deneyimin temel unsurları doğru şekilde işlediği zaman müşteriler etkileşim kuruyor.

Yüksek beklentilere rağmen pek çok tüketici, daha sorunsuz dijital deneyimlere ihtiyaç duyuyor. Öyle ki tüketicilerin büyük bir kısmı kendini “dijital hususlara meraklı” olarak tanımlıyor. %42’si ise günlük hayatlarında dijital deneyimlerin varlığının artmasının korkutucu olmaktan ziyade heyecan verici olduğunu düşünüyor. Buna ek olarak verilere göre insanların %46’sı, pazarda sunduğu avantajlı dijital teklifler nedeniyle belirli bir markanın hizmetlerinden yararlanıyor. Bu, şu anda faaliyetlerini gözden geçiren, uyarlayan veya sıradaki dijital strateji hamlesini oluşturan perakende kuruluşları için harika bir haber. Örneğin Almanya’da, dijital sektör halihazırda perakende satışların yaklaşık %15,5’ini oluşturuyor ve bu oranın büyük ölçüde yükselmesi bekleniyor.

Bu trend, perakendecilerin dijital sektöre ilgi duyan tüketicilerin gönlünü kazanmak için “inovasyonun sınırını” zorlaması gerektiğine işaret ediyor. Sanal gerçeklik ve yapay zeka gibi öncü teknolojileri benimsemek de buna dahil. Tüketicilerin yarısı (%46), satın alma deneyimini geliştirmek için sanal gerçekliğin kullanılmasını memnuniyetle karşılayacağını belirtti. Böylece, hem çevrimiçi olarak hem fiziksel mekanlardan faaliyet gösterme ön plana çıkıyor.

Fiziksel mekanlardan faaliyet gösterme mirası

Salgın, çevrimiçi alışveriş alışkanlıklarına yön vermeye devam edip Birleşik Krallık’ın fiziksel mekanlardan faaliyet gösteren köklü ve öncü kuruluşlarına ait miras dengede kalsa da Moonpig, Notonthehighstreet, Zalando ve Topshop’un yeni sahibi ASOS gibi dijital perakendecilerin süregelen başarısı göz ardı edilemez. Markaların ve perakende pazarlamacıların, perakendecilerin 2021’de ve sonrasında pazarlama alanında karşılaşacakları yeni zorlukları aşmalarına yardımcı olmak için benimsedikleri yaklaşımlardan çıkarabilecekleri, eyleme geçirilebilir türden çok sayıda ders bulunuyor.

Centre for Economics and Business Research (CEBR) ve Virgin Media Business tarafından hazırlanan Revolutionize the Everyday raporuna göre, dijital teknolojilere yapılan yatırım Birleşik Krallık perakende sektörünün değerinde 2030 yılına kadar 11 milyar sterlin (+%3,6), 2040 yılına kadar ise 21 milyar sterlin (+%6,2) artış sağlayabilir. Bu gelir, sektörün salgının etkilerinden kurtulmasına yardımcı olacaktır. Sonuç olarak Birleşik Krallık perakende sektörü, 2040 yılında tahmin edilen 340 milyar sterlin değerinden ziyade 361 milyar sterlin değerinde olacaktır.

Sunulan dijital hizmetlerin çeşitliliği

Çevrimiçi olarak sunulan yeni hizmetleri deneyimlemeye ilgi duyan hazır bir dijital kitle var. Ancak bu kitle geçtiğimiz yıl boyunca karşılarına çıkan deneyimden heyecan duymuyor veya buna ilgi göstermiyor. Dijital bağlantı özellikleri eğlence, iş hayatı ve günlük yaşam kalitesini artırmaya devam ederken günümüz tüketicileri, kullandıkları teknolojinin işlevselliğine ve sağladığı olanaklara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Durum böyleyken işletmeler, sundukları dijital hizmetlerin çeşitliliğini artırma fırsatı elde ediyor. Ancak bu fırsatı, işletmelerini rekabette önce çıkaracak bir şekilde kullanmaları gerekiyor.

Perakendeciler, dijital konulara öncelik veren bir duruş sergileyerek çevrimiçi biçimde veya mağazalarından tüketicileri çeken, elinde tutan ve onlarla etkileşim kuran uygulamalar oluşturarak kendilerini öne çıkarmak için gerçek bir fırsatı elinde bulunduruyor. Dijital temelli bir anlayışa sahip olan perakendeciler, kullanılacak tüm kozlara sahip durumda. VMware’in işletmenizi dijitale öncelik veren perakende sektörü yolunda ilerletmeye nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi için buradan bizi ziyaret edebilirsiniz.

*Araştırma Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya’da YouGov aracılığıyla çevrimiçi anketler üzerinden, her ülkede en az 1000 katılımcı ile (Birleşik Krallık’ta en az 2000) yürütülmüştür.


Category: Haberler ve Öne Çıkanlar

Tags: , , , ,

İlgili Yazılar

Yayınlanan 29/05/2020 tarafından VMware_France

Applications en entreprise : les 6 règles des DSI à l’ère du télétravail généralisé

Signé par Eric Marin, Directeur Technique de VMware France Alors que la pandémie de Covid-19 bouleverse nos façons de travailler, le passage soudain au télétravail généralisé a poussé nombre de DSI à repenser leurs priorités et faire face à de nombreux casse-têtes. Parallèlement, l’expérience devient beaucoup plus virtuelle en cette période de confinement et dépend, […]

Yayınlanan 03/07/2020 tarafından VMware_France

La Poste améliore l’expérience utilisateur de ses facteurs grâce à VMware

Pour moderniser son parc informatique en 2018, La Poste a entrepris une campagne de renouvellement des téléphones équipant ses postiers à travers la France. Ces outils de travail étant indispensables pour garantir les nouveaux services de proximité humaine et gérer les centaines de millions de courriers qui transitent par le groupe chaque année, il était […]

Yayınlanan 01/12/2020 tarafından VMware_France

‘Parées pour l’avenir’ : la nouvelle injonction des entreprises pour s’adapter et se développer en temps de crise

Jour après jour, nous constatons que la pandémie a créé un monde imprévisible, et de manière durable. Alors que cette crise nous invite à repenser des pans entiers de notre quotidien, qu’il s’agisse de la façon dont nous soignons nos malades, dont nous travaillons ou encore dont nous apprenons, l’innovation digitale est au cœur de […]

Yorumlar

Yorum bulunamadı

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses cookies to improve the user experience. By using this site you agree to the privacy policy