Dağıtılmış çalışma sistemi kalıcı olarak hayatımıza girdi. Peki bu sizin için ne anlama geliyor?

Yayınlanan 22/12/2020 by VMware Türkiye

  VMware EUC EMEA Başkan Yardımcısı Kristine D. Steidel

Bu yıl iş yerlerinde istemeden de olsa bir devrim yaşandı. Birçok ülkede onlarca yıldır tartışılan çalışma modelleri değişiklikleri, bir anda işletmelerin öncelikli gündemi hâline geldi. Barclays gibi bazı kuruluşlar, dağıtılmış çalışma sistemini benimseme konusunda başta yaşanan isteksizlikten sonra çalışma yapılarında köklü bir dönüşüm gerçekleştirdi. Capital One ve Spotify gibi bazı kuruluşlar ise sanal ofisler kurarak kalıcı değişiklikler yaptı.

Günümüzde pek çok kuruluş ve bunların çalışanları, çalışma yöntemlerinin gelecekte nasıl bir şekil alacağı konusunda dönüm noktasına gelmiş durumda. Dağıtılmış çalışma modeli her yerde giderek daha da kalıcı hâle gelirken nereden çalıştığınız önemli mi? Merkez ofis, uydu şube, ev, internet kafe veya bunların her birinde çalışmak mümkün. Üretkenlik düzeyi yüksekse ve çalışanlar katılım gösteriyorsa işletmeleri engelleyen unsur nedir?

Vanson Bourne ile yaptığımız yeni araştırma, EMEA genelinde çalışanların %41’inin dağıtılmış çalışma sistemini artık bir yan haktan ziyade ön koşul olarak gördüğünü ortaya koydu*. Esnek çalışma anlayışının “ek” bir fayda olarak kabul edilmesi yerine iş modellerine entegre edilmesi konusundaki çağrılara rağmen, yönetim pozisyonundaki kişilerin bu duruma uyum sağlamakta hâla zorlandığını görüyoruz. Örneğin üretkenlik, “göz önünde bulunmakla” ölçülmediğinde EMEA’da yöneticilerin %41’i, ekiplerinin uzaktan çalışırken görevleri tamamlamayacağı konusunda endişe duyuyor. Bunların yarısından fazlası (%59) ise normal çalışma saatleri dışında da çevrimiçi olması gerektiği konusunda baskı hissediyor.

Artık iş hayatı konusunda herkese uygun olan tek bir yaklaşım yok. Bir ülkede kıdemli yöneticiler için işe yarayabilecek yöntemler, başka bir ülkede yeni mezunlar için işe yaramayabilir. Araştırmamızdan elde ettiğimiz analizleri kullanarak, yeni çalışma tarzının farklı sektörlerdeki, kariyer aşamalarındaki, cinsiyetteki ve jenerasyondaki insanları nasıl farklı şekilde etkilediğini göstermek amacıyla çeşitli çalışma şekillerini inceledik:

Finans alanından yeni mezun, 22 yaşında, erkek

Paul, Frankfurt’ta bir finans firmasında ilk kez işe başlayan bir yeni mezun. İlk başta bazı meslektaşlarıyla sanal olarak bağlantı kurma konusunda sorun yaşamasına rağmen yeni şirketinde olumlu bir atmosfer var ve çalışanların morali yüksek. Z kuşağının bir üyesi olan Paul, dijitale öncelik verilen bir dünyada büyüdü. Bu nedenle söz konusu çalışma tarzının kariyerini sekteye uğratacağını düşünmüyor. Mensup olduğu kuşaktaki insanların:

  • %61’i, görüntülü toplantılarda konuşmak konusunda daha çok desteklendiğini hissediyor.
  • %62’si, yöneticileri tarafından daha fazla değer gördüğünü hissediyor.
  • %61’i, normal çalışma saatleri dışında çevrimiçi olma konusunda daha fazla baskı hissediyor.
  • %34’ü, uzaktan çalışmaya başladığından beri üretkenliğinin arttığını düşünüyor.
  • %30’u ise ekipler arasındaki iş birliğinin arttığını söylüyor.

 

Pratisyen hekim, 45 yaşında, kadın

Kate, Lyon’da yaşayan bir pratisyen hekim. Mart ayından bu yana hastalarla yaptığı yüz yüze görüşmelerin sayısı önemli ölçüde azalmış. Sağlık sektöründeki dijital dönüşüm, Kate’in kendisine uygun olan zamanlarda video konferans aracılığıyla her zamankinden daha fazla hastayla ilgilenebilmesine olanak tanıyor. Bu durum da iş ile yaşam arasında daha iyi bir denge elde etmesini sağlıyor. Özellikle sağlık sektöründeki yöneticiler, aşağıdaki durumlarla karşı karşıya kalıyor:

  • Çalışanların %71’i, stres düzeylerinin azaldığını söylüyor.
  • %67’si, meslektaşları tarafından daha fazla değer gördüğünü hissediyor.
  • %40’ı, uzaktan çalışmaya başladığından beri daha üretken olduğunu düşünüyor.
  • %89’u, uzaktan yapılan hasta görüşmeleri ve rutin kontrollerin artacağına inanıyor.
  • %84’ü, telefonla muayeneye geçişin uzun vadede fırsatlar yaratacağını düşünüyor.

 

İnsan kaynakları alanında evde çalışan baba, 35 yaşında, erkek

Louis, ailesiyle birlikte Londra dışında yaşayan bir şirket içi işe alım yöneticisi. Mart ayından bu yana tam zamanlı olarak evden çalışıyor. Louis, her gün şehre gidip gelmek için zaman kaybetmeden çocuklarıyla daha çok vakit geçiriyor ve hatta daha üretken olduğunu düşünüyor. Son aylarda Louis ile benzer deneyimler yaşayan başka erkekler de oldu. Örneğin erkeklerin:

  • %80’i, iş ile yaşam arasında daha iyi bir denge elde ettiğini söylüyor.
  • %70’i, stres düzeylerinin azaldığını söylüyor.
  • %42’si, ekibinin uzaktan çalışırken görevleri tamamlamayacağı konusunda endişe duyuyor.
  • %73’ü, kuruluş içinde eskiye kıyasla daha fazla yerde yenilik yaşandığını düşünüyor.
  • %68’i, en yetenekli kişileri işe almanın daha kolay olduğunu söylüyor.

 

BT yöneticisi, 57 yaşında, kadın

Catherine, Kopenhag’daki bir devlet kurumunda çalışan bir BT karar alıcısı. Güçlü dijital becerilere sahip olduğundan, dağıtılmış çalışma sistemine geçiş onun için doğal bir süreçti. Ancak meslektaşlarının uzaktan çalışmaya devam edebilmesi için doğru teknoloji ve becerilere sahip olduğundan emin olmak amacıyla çok zaman harcadı. EMEA’daki diğer BT karar alıcıları da benzer deneyimler yaşadı:

  • %66’sı, kuruluşlarının uzaktan çalışma sisteminin getirdiği avantajların farkında olduğunu ve daha önceki çalışma yöntemlerine geri dönmeyeceğini söylüyor.
  • Yalnızca %35’i, BT altyapılarının uzaktaki iş gücünü yönetecek donanıma sahip olmadığını düşünüyor.
  • %26’sı, toplantı odası kültürünün uzaktan çalışma sisteminin önüne geçtiğini düşünüyor.
  • %68’i, fikirlerini yönetime söyleme konusunda daha fazla desteklendiğini hissediyor.
  • %45’i, ekiplerinin uzaktan çalışırken görevleri tamamlamayacağı konusunda endişe duyuyor.

“Her yerden çalışabilen bir kuruluş” hâline gelmek

İş yerlerinde gerçekleşen devrim, işletmeleri “her yerden çalışabilen bir kuruluş” hâline gelmeye zorladı. Varsayıma dayanan bu çalışan senaryoları, çalışanların eski çalışma yapılarına geri dönmek istemediğini, bunun yerine sunulan yeni esnekliğe değer verdiğini bariz biçimde yansıtıyor.

İleri görüşlü şirketlerin, çalışanların “dağıtılmış çalışma sisteminin yan haktan ziyade ön koşul olması” konusundaki talebini karşılaması gerekiyor. Artık liderlerin, “göz önünde olma” yönetimine dayalı olmayan ve çalışanların yeni iş dünyasında başarılı olmasını sağlayacak bir çalışma ortamı yaratmak için, çalışan üretkenliğine ve verimine tamamen güven duyan bir çalışma kültürünü benimsemesi gerekiyor.

Konu hakkında daha fazla bilgi edinmek için, “Yeni Uzaktan Çalışma Dönemi” başlıklı en son araştırma raporumuzu okuyabilirsiniz: https://www.vmware.com/learn/722016_EN_REG.html

Infographic-remote-working-emea-FINAL

* “Yeni Uzaktan Çalışma Dönemi: Dağıtılmış İş Gücündeki Eğilimler” raporu, VMware sponsorluğunda 12 ülkede [İngiltere (600), Fransa (450), Almanya (450), İtalya (150), Hollanda, (150), Rusya (150), Polonya (150), Norveç (150), İsveç (150), İspanya (150), BAE (150) ve Suudi Arabistan (150)] 2850 EMEA katılımcısıyla (950 İK karar alıcısı, 950 BT karar alıcısı ve 950 işletme karar alıcısı) yapılan anketleri temel almaktadır. Vanson Bourne bu anketi Haziran – Temmuz 2020 döneminde gerçekleştirmiştir.


Category: Haberler ve Öne Çıkanlar

Tags: , , , , , , , , ,

İlgili Yazılar

Yayınlanan 03/05/2019 tarafından VMware Türkiye

Turkcell, artık VMware Cloud Verified iş ortağı!

VMware olarak, bulut sağlayıcılarımızın sunduğu Cloud Verified hizmetler aracılığıyla bulut bilişime özgün verimlilik, çeviklik ve güvenilirlik kazandırmak için çalışıyoruz. Sunduğumuz bu hizmetlerle buluta yolculuğunu VMware teknolojisiyle güçlendiren lider şirketlerden biri de Turkcell oldu. Türkiye’nin önde gelen iletişim ve teknoloji şirketlerinden Turkcell, VMware Cloud Verified iş ortaklarımız arasında yer almaya hak kazandı. Böylelikle, Turkcell, METNA bölgesinde […]

Yayınlanan 04/11/2020 tarafından VMware Türkiye

Veri düzenlemesiyle ilgili alınan önemli kararda 888 Holdings, Brexit nedeniyle ortaya çıkan zorluğu aşıyor

Zorluklar nedeniyle küresel oyun işletmeleri hibrit modele erkenden geçiş yapıyor. VMware Cloud on AWS, iş dünyasında yeni bir esneklik düzeyinin kapılarını aralayıp benzersiz BT verimliliği sunuyor. İşletmelerin öngörebildiği olaylar veya hazırlık yaptığı olasılıklar bulunsa da hiç tahmin edilemeyen durumlarla karşılaşmak mümkün. Beş yıl önce hiç kimse Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılacağından bahsetmiyordu. Günümüzde ise tüm […]

Yayınlanan 26/05/2020 tarafından VMware Türkiye

İş Sürekliliği ve Olağanüstü Durum Kurtarma Arasındaki Farklar: VMware Horizon İki Durumda da Nasıl Yardımcı Olabilir?

Yaşanan son olaylar dikkate alındığında, çoğu kuruluş hayatın öngörülemezliğinin etkilerini hissediyor. Çoğu kuruluşun yüz yüze gerçekleştirilen etkinlikleri ve toplantıları iptal ettiği ve geçici evden çalışma ilkelerini uyguladığı bu günlerde şirketler, beklenmedik olaylar sonucunda bu tarz durumlara ne kadar hazırlıklı olduklarını hızlıca fark ediyor. Bu yazımızda olağanüstü durum kurtarma ve iş sürekliliği arasındaki farklar ile kuruluşunuzun belirsizliklerle […]

Yorumlar

Yorum bulunamadı

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses cookies to improve the user experience. By using this site you agree to the privacy policy