İşletmelerinde dönüşüme yol açan uygulama patlamasını ustalıkla yönetmek isteyen CIO’ların atabileceği altı adım

Yayınlanan 23/06/2020 by ozgee

Kuruluşlar bir uygulama patlamasının ortasında. Artık işlerinde farklılık yaratan ve kullanıcı deneyimini geliştiren, modernize edilmiş uygulama ve hizmetleri ne kadar hızlı sunabildikleriyle tanımlanır oldular. Hatta 2023’e kadar olan beş yıllık sürede geliştirilen uygulama sayısının önceki kırk yıldan fazla olacağı tahmin ediliyor.

Bu durumla başa çıkmak isteyen kuruluşlar, operasyonel becerilerinde dönüşüm gerçekleştirmek ve stratejik hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duydukları uygulamaları destekleyen bulut stratejileri arıyor. İşletmeler açısından bunun tam olarak ne anlama geldiğini anlamak için uygulama modernizasyonu ve bulut trendleriyle ilgili küresel bir araştırma gerçekleştirdik. Bu araştırmaya göre kuruluşlar; genel, özel, hibrit ve kurum içi platformları karma şekilde kullanıyor:

  • Yüzde 60’ı aktif olarak genel buluta geçmeye başlamış, yüzde 45’i ise geçiş hedeflerinin yarısından fazlasını tamamlamış bile
  • Kurum içi dağıtımda hibrit bulutun yeri hala sağlam. Önümüzdeki üç yıl boyunca uygulamaların yüzde 49’u veri merkezlerinde barındırılmaya devam edecek
  • Çoğu kuruluş tek bir seçeneğe bağımlı kalmak istemediğinden, hibrit bulutu tercih etmeyi sürdürecek

Ayrıca günümüzün iş temposuna ayak uydurabilmek için bütün uygulama varlıklarını derleme, yönetme, çalıştırma, bağlama ve güvende tutma konusunda yeni yöntemler benimsemek gerekiyor. Araştırmamıza göre kuruluşların üçte ikisi (yüzde 67), geliştirici verimliliğini ve uygulama kullanılabilirliğini artırmak için bazı uygulamaları kapsayıcı içine başlamış.

Ancak işletmeler, uygulamaları gitgide daha hızlı modernize etmeyi öğrenirken bazı zorluklarla karşı karşıya geliyor. Geçiş hedeflerine ulaşırken karşılaşılan en önemli dört engel; güvenlik, yetenek eksikliği, üretim riskleri ve uygulamaları yeniden düzenlemenin karmaşıklığı.

Peki bu noktada CIO’lar bu engelleri aşıp herhangi bir aygıtta ve bulut ortamında herhangi bir uygulamayı derleme, çalıştırma, yönetme, bağlama ve yerleşik olarak koruma konusunda işletmelerine nasıl üstünlük kazandırabilir?

Bütün uygulamaları derleme, çalıştırma, yönetme, bağlama ve yerleşik olarak korumanın altı yolu

  1. Eksiksiz güvenlik. Yani uygulamanın nerede dağıtıldığına ve genel, özel veya kurum içi mi olduğuna bakılmaksızın, güvenli olması ve yerleşik olarak korunması: Modern güvenlik anlayışı, ne pahasına olursa olsun ihlalleri engellemeye çalışmaktan uygulamanın, ağın ve veri taşıyan diğer her şeyin yerleşik olarak güvenliğini sağlamaya kaymıştır. Bu da yalnızca yazılımla mümkündür ve bu noktada uygulama yerine, onu yöneten ilkelere odaklanılır. Uygulama, ağ ve verilerin her parçası ilkelere uygun olduğunda, her şeyin uyumlu ve güncel olması sağlamak için tek bir değişiklik yeter.
  2. Nerede dağıtıldığına bakılmaksızın tutarlı uygulama yönetimi: Yönetim, BT ekiplerinin uygulamaları ve ortamları tutarlı biçimde kullanmalarını sağlayacak şekilde çevik, verimli ve otomatik olmalıdır. Bu da birden çok bulut ortamı arasında bile uygulama ve sistemleri yönetip çalıştırırken görünürlük, operasyon, otomatikleştirme, güvenlik, yönetişim sağlamak demektir. Kuruluşların yalnızca kapasitelerine göre hareket etmek yerine, iş hedeflerine ulaşmak için gereken uygulama geçişi işlemlerine başlayabilmesinin tek yolu budur.
  3. Yeniden düzenlemeye gerek kalmadan, uygulamaların buluttan buluta taşınabilmesini sağlama: Araştırmaya katılanların yüzde 25’i, geçiş hedeflerine ulaşabilmek için bu zorluğun üstesinden gelmeleri gerektiğini belirtti. Ancak platform değişikliği, uygulamanın ayrılmasını (örneğin, ön ucun genel bulutta, verilerin kurum içinde tutulmasını) gerektiren çok katmanlı yaklaşım, en baştan bulutta barındırılan uygulamalar derleme veya hizmet olarak yazılım çözümlerinin dağıtımı gibi birçok yöntemle, uygulamalar maliyetli yeniden düzenleme işlemlerine gerek kalmaksızın geliştirici platformları arasında taşınabilir.
  4. Her bir ortam grubu için tek bir araç grubu: Tüm ortamlar arasında bütün uygulama portföyünün derlenip yönetilmesi için, ortak bir platformda tek bir araç grubu kullanılarak tutarlı bir yönetim anlayışı benimsenmelidir. Böylece tedarikçi ya da buluta özel ekiplere duyulan ihtiyacı ortadan kalkar, karmaşıklık azalır ve farklı ortamlar genelinde ihtiyaç duyulan görünürlük sağlanır.
  5. Geliştiriciler ile operasyon ekipleri arasında iş birliğinin teşvik edilmesi: Geliştiricilerin, işlerini yapabilmelerine yardımcı olacak araç ve ortamlara erişmesi gerekir. Sık sık değişiklik yaşanmasından hoşlanmayan operasyon ekipleri de bu araç ve ortamları basitçe yönetmenin yollarını arar. Operasyon ekipleri ile geliştiriciler iş birliği yapamadığında, geliştiriciler kaynaklarını şirketin BT yapısının dışından temin etmeye başlar. Bu durum güvenlik riskleri oluşmasına yol açabilir. Bu, süregelen bir sorundur. Ancak şimdilerde işletme başarısı açısından kritik önem taşıyan uygulamaların varlığı, geliştiriciler ile operasyon ekiplerinin ortak çalışmasını mutlak bir zorunluluk haline getirmiştir.
  6. Geliştiricilere herhangi bir genel bulutta uygulama derleme ve dağıtma olanağı sağlama: Geliştiricilerin, yalnızca uygulamanın nihai amaca nasıl hizmet edeceğine odaklanarak, uygulamayı herhangi bir yerde derleyip herhangi bir ortamda dağıtabilmeleri için ortak bir platforma ihtiyaçları vardır. Kapsayıcılar uygulama geliştirme sürecinin geleceğidir. Bunun nedeni, işletme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hem BT ve geliştirici verimliliğini hem de geliştirme ve dağıtım hızını artırmalarıdır. Bulut uygulamaları için esnek web sunucusu çerçevesinin çalıştırılmasını sağladığından, Kubernetes akla gelen ilk tercihtir. Ancak asıl önemli olan, bu platformun geliştiricilerin yetenekleriyle uyumlu olup olmadığıdır. Katılımcıların yüzde 81’i, BT operasyon ekiplerinden küme altyapısı ile Kubernetes yaşam döngüsü yönetimini de içeren, geliştiricilerin kullanımına hazır Kubernetes platformu sağlamasını beklemektedir.

Bu adımların tamamında ortak bir tema vardır: tutarlılık. Yönetimin tutarlılığı, operasyonların tutarlılığı ve altyapının tutarlılığı. Bunları sağlayabilen kuruluşlar, ihtiyaçlarına en uygun ortamlarda, istedikleri uygulamaları özgürce kullanabiliyor. Bunun için özel, genel ve kurum içi platformlardan oluşan hibrit yapılar genelinde tutarlı operasyon, denetim, taşınabilirlik ve iş birliği olanağı sunan bir dijital bulut temeli gerekiyor.

Sonuç olarak, farklı ortamlar kullanma zorunluğu da hesaba katılınca, kuruluşlarda uygulamaların ve altyapının tek bir birleştirici ve tutarlı yöntemle çalıştırılıp yönetilebilmesi için hibrit bulut çözümüne ihtiyaç duyuluyor.

Bu araştırmanın tamamına erişmek için şu adresi ziyaret edebilirsiniz:  https://www.vmware.com/content/microsites/learn/en/469199_REG.html


Category: Haberler ve Öne Çıkanlar

Tags: , , , ,

İlgili Yazılar

Yayınlanan 16/01/2018 tarafından blogsadmin

Swisscom: Bulut üzerinden inovasyonlara hız sağlamak

Swisscom, yerel ve global firmalara bulut, internet, televizyon ve mobil hizmetler sağlayan İsviçre’nin öncü telekom ve BT şirketi. Dijital dünyadaki işletmeler için güvenilir bir çözüm ortağı olarak saygı kazanan Swisscom, geçtiğimiz günlerde başlattığı Enterprise Service Cloud ile bulut ürün ve hizmetlerini zenginleştiriyor. Bulut Platformu Geliştirme Başkanı Marco Hochstrasser konuyla ilgili “Bu bulut platformu Swisscom’un sunduğu […]

Yayınlanan 27/03/2020 tarafından ozgee

İstisnadan standarda: Çalışanlarınızın hızlı ve güvenli bir şekilde uzaktan çalışmasını nasıl sağlayabilirsiniz?

İşler artık “alışıldığı gibi” gitmiyor. COVID-19 küresel salgını tüm dünyada hızlı bir şekilde yayılırken, bizler de sürekli değişen bu duruma uyum sağlamaya çalışıyoruz. Okulların ve iş yerlerinin kapanıp evden çalışmanın ve uzaktan eğitiminin tercih edilmesi ve hatta mecburi kılınmasıyla işleri devam ettirmek kolay değil, ancak küresel salgına karşı bir o kadar da gerekli… Kendimizi bugüne […]

Yayınlanan 26/05/2020 tarafından ozgee

Beklenmedik Olaylarda İş Sürekliliği: Kuruluşunuz Hazır mı? 

Hepimiz hayatın belirsizliklerle dolu olduğunu biliyoruz. Doğal afetler, sert hava koşulları, hastalıklar ve seyahat kısıtlamaları gibi beklenmedik olaylar “işlerimizi her zaman olduğu gibi” devam ettirmemizi neredeyse imkânsız kılıyor. Kuruluşunuz geleneksel çalışma biçimlerinin uzun bir süre boyunca elverişli olmadığı bir senaryoya hazırlıklı mı? Güvenlik ve iş sürekliliği arasında seçim yapmanız gerekecek mi? Dijital çalışma ortamı kullanmayı düşünüyor ya da zaten […]

Yorumlar

Yorum bulunamadı

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses cookies to improve the user experience. By using this site you agree to the privacy policy